Pathway: LEGISLATION Tax Legislation Yabancı Çalışan Gelir Vergisi Matrah tespiti hakkında mukteza

Yabancı Çalışan Gelir Vergisi Matrah tespiti hakkında mukteza

E-mail Print

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-40/2

Konu

:

İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi gereği, Şirket çalışanının mukimi olduğu ülkenin sosyal güvenlik kuruluşuna ödenen ve Şirkete fatura edilen sigorta primlerinin, doğrudan gider kaydedilip kaydedilemeyeceği ile ücretlinin gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı.

….

Şişli/İSTANBUL

İlgi

:

Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı’na verilen ../12/2007 tarihli       dilekçeniz.

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na hitaben yazılan ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gerekli değerlendirmenin temini için Başkanlığımıza intikal ettirilen ilgide kayıtlı dilekçenizle, Şirketinizin çok uluslu bir firmanın üyesi bulunduğu ve zaman zaman diğer ülkelerde mukim üye şirketlerden Şirketinize çalışmak üzere personel tayin edildiği, Türkiye ile arasında İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunan ülkelerden Şirketinize belirli süre ile çalışmak üzere tayin edilen personelin genellikle mukimi olduğu ülkenin sosyal güvenlik sistemine sigorta primlerini ödemeye devam ettiği ve söz konusu prim tutarlarının Şirketinize fatura edildiği, anılan personelin tüm ücret ödemelerinin Şirketiniz tarafından yapıldığı ve bahse konu ödemelere ilişkin bordro düzenlenerek vergisel yükümlülüklerin de Şirketinizce yerine getirildiği belirtilerek, çalışanın mukimi olduğu ve Türkiye ile arasında İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunan ülkenin sosyal güvenlik sistemine ödenen ve Şirketinize fatura edilen sigorta primlerinin;

-  193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/2’nci maddesi ve İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri uyarınca SSK işveren payı tutarının doğrudan gider kaydedilip kaydedilemeyeceği,

./..

-  İlgili personelin bordrosunda gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususlarında görüş bildirilmesi talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Safi kurum kazancı” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’ nun ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır. …” hükmü yer almaktadır.

Safî kurum kazancının tespiti için atıf yapılan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesinde, ticari kazancın tarifi yapılmış ve müteakiben safi kazancın tespit edilmesi için indirilebilecek giderlere Kanun’un 40’ıncı maddesinin bentlerinde yer verilmiş olup, anılan 40’ıncı maddenin ikinci bendi gereğince; “Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla), 27'nci maddede yazılı giyim giderleri” safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinin iki (2) numaralı bendinde belirtilen sigorta primleri ve emekli aidatları, esas olarak kanuni zorunluluk nedeni ile yapılan ve gider olarak kabul edilen ödemelerdir.

Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde “ücret”; “İşverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir” şeklinde tanımlanmış, müteakiben de; ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 63’üncü maddesinin birinci fıkrasının, 4697 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle değiştirilen ve 07/10/2001 tarihinde yürürlüğe giren 2’nci bendi hükmüne göre de; “Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primler” ücretin safi tutarının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir. Söz konusu maddeye göre indirilecek aidat ve primler, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre ödenen aidat ve primler olup, ayrıca Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara ödenen aidatlar da yine aynı kapsamdadır.

Sosyal Sigortalar Kurumu’na ödenen aidat ve primlerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 63’üncü maddesinin 2’nci bendi uyarınca ücretin gayri safi tutarından indirilecek kısmı, sadece işçi paylarını kapsamaktadır.

Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde, Şirketinizde çalışan ve diğer ülke mukimi olduğu ifade edilen personelin mukimi olduğu ülke ile Türkiye arasında yapılan İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri gereğince, personelin mukimi olduğu ülkenin sosyal güvenlik kuruluşuna ödenen ve Şirketinize fatura edilen sigorta primlerinin, 506 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde prime esas azami ücret üzerinden hesaplanan prim tutarı ile sınırlı olmak üzere, Türkiye’de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenen sigorta primlerinde olduğu gibi gider kaydedilmesi mümkündür.

Ayrıca, ödenmesi yasal zorunluluktan kaynaklanan ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 63’üncü maddesinin 2’nci bendi kapsamında bulunup, Türkiye ile yapılan İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri gereği bahse konu personelin mukimi olduğu ülkenin sosyal güvenlik kuruluşuna ödenen ve Şirketinize fatura edilen sigorta primlerinin, İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde, 506 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak prime esas azami ücret üzerinden hesaplanan prim tutarı ile sınırlı olmak ve ödenmiş olması şartıyla, söz konusu personelin ücretine ilişkin olarak ilgili ayda düzenlenecek olan ücret bordrosunda ücretlinin gelir vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınması mümkün olup, ücretin gayri safi tutarından indirilecek kısmın sadece işçi payını kapsadığı, işveren payının ücretle ilişkilendirilmeksizin Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinin 2’nci bendi uyarınca gider olarak dikkate alınması gerektiği tabiidir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

Grup Müdür V.

 

 

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008

www.ivdb.gov.tr